İstanbul Aktüel Bilgi Paylaşım Forum

Go Back   İstanbul Aktüel Bilgi Paylaşım Forum > Yaşamın İçinden > Dans Türleri > Türk Halk Oyunları

Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 08-10-2009, 03:46 PM   #1
daiSy
Cix`qiSs
 
daiSy - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Apr 2009
Bulunduğu yer: PaPatya ßahCeSi
Yaş: 30
Mesajlar: 923
Tecrübe Puanı: 16
daiSy will become famous soon enough daiSy will become famous soon enough daiSy will become famous soon enough daiSy will become famous soon enough daiSy will become famous soon enough daiSy will become famous soon enough
Standart Zeybek

Zeybek
Batı Anadolu yöresinin belirli bir halkoyununa zeybek' oyunu deniliyor.
Tek kişi tarafından ya da birkaç dansçının çember şeklinde dizilmesiyle oynanır. Zeybek, halkı koruyan cesur bir adamı temsil eder. Zeybek oynayan dansçı, kollarını omuz hizasında, elleri başıyla aynı hizada olacak şekilde iki yana doğru açar ve bazı oyunlarda kollarını dirseklerden hafifçe kırar. Büyük adımlar atarak ağır ağır hareket eder. Ara sıra yere doğru eğilip bir dizin yere dokundurulması, bu dansın belirgin hareketlerindendir.
Zeybek oyun yöreleri; İzmir, Aydın, Isparta, Burdur, Antalya, Balıkesir, Manisa, Kütahya, Çanakkale, Muğla, Denizli'dir.
__________________

Anla artık!
Sözler var ama satırlar yetersiz
Düşünceler var ama sayfalar yetersiz.
Duygular var ama mısralar yetersiz.
Anla artık biliyorum bir sen var, bir de
ben..
daiSy isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 08-10-2009, 03:49 PM   #2
daiSy
Cix`qiSs
 
daiSy - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Apr 2009
Bulunduğu yer: PaPatya ßahCeSi
Yaş: 30
Mesajlar: 923
Tecrübe Puanı: 16
daiSy will become famous soon enough daiSy will become famous soon enough daiSy will become famous soon enough daiSy will become famous soon enough daiSy will become famous soon enough daiSy will become famous soon enough
Standart Cvp: Zeybek

Zeybek Nedir? Zeybek Sözcüğünün Kökeni

Zeybek sözcüğünün kökeni konusunda bilim adamları ve araştırmacılar arasında birçok değişik, hatta karşı karşıya duran görüşler vardır.Bugün için eldeki verilerle sorunu çözümlemek doğrultusunda bir görüş birliğine varmak da olası görünmemektedir.

Onur Akdoğu zeybek kavramının eski Türkçede koruyucu zırh anlamına gelen “say”, sağlam ve sıkı anlamına gelen “bek” sözcüklerinin birleşmesinden doğan bir kavram olduğunu söylemektedir.Zeybek sözcüğü için; “Güçlü, kuvvetli koruyucu anlamında kullanılmış saybek kelimesinin yüzyıllar içinde önce saybak, daha sonra seybek, seybak, zeybak ve Zeybek olarak değişim sonucu ortaya çıkmıştır.” Demektedir.

Dr. Tahir Kutsi, Bizanslı tarihçi Parhimeres’i tanık göstererek Zeybek sözcüğünün Türkçe kökenli olduğunu savunmaktadır. Bizanslı tarihçinin belirttiğine göre Aydın, Salmpakis Mantahias adındaki bir komutan eliyle Türklerine eline geçmiştir. Bu komutan da Gazi Menteşe’dir “Salmpakis” unvanıyla anılmaktadır. Salmpakis ise “Saybak”tır. Rum alfabesinde “B” harfi olmaması dolayısıyla aradaki “B” harfi “MP” harfleriyle gösterilmekte dir ve yine aradaki “L” harfi de yumuşaktır, “Y” gibi söylenmektedir. Saybak sözcüğü de yiğitlik, mertlik ifade eder. Bu sözcük, zamanla yumuşayıp incelerek “Zeybek” olmuştur. Ayrıca araştırmacı, Orta Asya’da ve Türkistan’da Zeybek, Saybak, Seybek adında köyler bulunduğunu, sözcüğün Ege Bölgesi’nde “yiğit” özü sözü doğru, kişiliğine inanılan, sözüne güvenilen kişi” anlamı taşdığını belirtmektedir.

Cemil Demirsipahi ise “Türk Halk Oyunları” adlı eserinde sözcüğün kaynağının bilinmediğini söyleyerek Dr. Tahir Kutsi’nin düşüncelerine katılmaktadır. Ayrıca Arapların da bu sözcüğe sahiplendiklerini belirtir. Yazara göre Araplar, Mısır’da oluşturulan askeri fırkalardan bazılarının Bursa yöresindeki Türklerden oluştuğuna; bu askerlere toplu davranışlarında atak olmaları nedeniyle “Civa gibi” anlamında “Zeybeki” dendiğine ve bu sözcüğün zamanla Zeybek şekliğini aldığına inandığıklarını belirtmektedir.

İsmail Özboyacı, Zeybek sözcüğünün Türkçe’den Yunanca’ya geçmiş öz Türkçe bir sözcük olduğunu belirtmektedir.

Mahmut Ragıp Gazimihal’e göre, zeybek sözcüğü “salbak” ya da bunun diğer bir söylenişi olan “saypak” sözcüklerinden türemiştir.Bununla bağlantılı olarak kaynaklarda geçen “salmpakis” sözcüğünün aslında “salpak” ve dolayısıyla zeybek olduğunu savunur. Zeybek sözcüğünün Türkçe bir sözcük ve aynı zamanda Kırgızlar arasında da bir oyun adı olduğunu; ayrıca Doğu Türkistan ve Afganistan’ın Badahşan kentinde “Zeybek” adında birer köy bulunduğunu belirtir.

Halil Oğultürk; Mahmut Ragıp Gazimihal’in düşüncelerini aktararak bu düşüncelere katıldığını, ayrıca Hüseyin Hilmi Bayındır’ın Zeybek sözcüğü üzerindeki incelemesini de aktararak “Zeybek” sözcüğünün Oğuz Türklerine ilişkin olduğunu belirtir.

Hüseyin Hilmi Bayındır ise, bu sözün anlayışlılık anlamına gelen “sağ” ve sağlam anlamına gelen “bek” sözlerinin birleşiminden oluştuğunu iddia eder. Hüseyin Hilmi Bayındır’a göre; Divanü lügat it - türk’de “Bekneğ” sözcüğündeki “Bek” hecesinin “Sağlam” anlamında olduğu yazılmaktadır. Yine Divanü lügat it – türk’de “Sağ” sözcüğü Oğuzca’da “Zeybeklik, anlayışlılık” anlamına gelmektedir. Divanü lügat it - türk’de “S” harfinin kimi zaman Türk dilinde “Z” okunduğu söylenmtekdir. Zeybek sözünde “Sağlam” anlamında bir “Bek” sözünün bulunması “Zeybek” adının birleşik ad olduğunu anlatmaktadır. “Bek” anlamı olan sağlam sözünü doğrulayarak bir ek ad olması şarttır. “Bek” sözü bir insan için kullanıldığına göre de ek sözü, insanın niteliğini iyi yönünde anlatan söz olması gerekmektedir. Yani “Bek” sözü ile ancak “anlayışlılık, akıllılık” anlatan “Zağ” sözü ile birleşik ad olabilir ve Zağ-Bek şeklini alır. Bunu Türk dilinin yapısı zorunlu kılmaktadır. “Başta gelen kalın anca yumuşak hece, sonda gelen ince ancak sert heceye uydurularak okunur” kuralına göre “Zağ” hecesi kendisinden sonra gelen sert, ince “Bek” hecesine uydurulara “Zeğ” olmuş “Bek”le birlikte “anlayışlı, akıllı, sağlam, anlayışlı adam anlamında” “Zeğbek” olarak Avrupa tarih kitaplarına geçmiş ve çağımıza değin Bozdağ, Dalgalı köylerinde yaşamıştır. Sonraları sözcüğün ortasındaki “Ğ” söylendiği gibi yazılma kuralına uyularak “Y”ye dönmüştür.

Sabahattin Türkoğlu, Anadolu’ya gelen ilk Türklerde asker ve orduya “Sü” dendiğini, “Sü-Bek” sözcüğünün “Subay” anlamına geldiğini, “S” harfinin yumuşayarak “Z”ye dönüştüğünü ve “Zübek” biçimini aldığını, zamanla bu sözcüğün de “Ziybek-Zeybek” biçimini aldığını belirtmiştir.

Şeref Üsküp ise, bu sözcüğün, civa anlamına gelen Arapça “zibak” sözcüğünün “ziybak” sözcüğüne dönüşmesinden türediğini söyler.

Halikarnas Balıkçısı, Lydiaca “obekkos”, “to bekkos” ve “ibakhi” sözcüklerinin zeybek sözcüğüne dönüştüğünü söylemektedir.

Enver Behnan Şapolyo ise, bağlantısını nasıl kurabildiyse zeybek sözcüğünün hudut bekçileri olduğunu söylediği, “sekban ve seymenden geldiği anlaşılmaktadır” demektedir.

Zeybek kavramının ortaya çıkışı çobanlıkla ilgili görünmektedir...”Zeybeklerin çoğunluğunun çobanlıktan yetişme..., çobanların yanlarında birkaç yakın arkadaşları olur, zeybek çetesi kuracakları zaman bu kişileri bulup konuşurlar.Bu kişiler de genellikle çobandırlar. Zeybeklerin ilk mesleği çobanlık...Çoban tipine bakıldığında, zeybeğin sosyal rolü ve taşıdığı özelliklerle büyük ölçüde örtüştüğü görülmektedir” gibi belirlemeler yapılmaktadır.

Haydar Avcı’ya göre; sorundaki tıkanma, halk diline uzak oluş ve yabancılıktan kaynaklanmaktadır.Bugün Anadolu’nun birçok yöresinde halk dilinde halen kullanılan bir sözcük vardır.Bu sözcük “zağmak” sözcüğüdür ki çeşitli anlamlara gelmektedir.

Zağmak: 1. Kaçmak, koşmak. ( Söğüt, Çal, Denizli – Üçem, Bala, Ankara – Göl, Çubuk, Ankara – Güvenç, Konya. )
2. Düşmek. ( Zile, Tokat – Bor, Niğde. )
3. Hızla fırlamak, akarcasına kayıp gitmek. ( Eğridir köyleri, Isparta – Söğüt, Bilecik – Alaşehir, Manisa – Çankırı – Mersin köyleri, İçel – Afşin, Maraş – Çarşamba, Samsun – Şarkışla, Koyulhisar, Sivas – Bor, Niğde – Yozgat. )
4. Saldırmak. ( Kumdanlı, Yalvaç, Isparta. )
5. Hareket etmek, hızla bir yere gitmek, gidiş, yerinde duramamak, kaçarak kurtulmak.
( Ankara, Kalecik ilçesi, Alevi – Türkmen köyleri. )
6. Yaman, atik, çevik, bir şekilde hareket etmek. ( Isparta, Keçiborlu, Kılıççı kasabası ve köyleri. )

Ayrıca Ankara yöresi köylerinde “zağ” sözcüğü hızla git, durma, seğirt, savuş, hareket et anlamında kullanılan bir sözcüktür.

Şimdi bu açıklamaların “zeybek” kavramıyla ne ilgisi var denilebilir. Kısaca bunu açıklayalım. Bildiğindi gibi “bek”, “bak”, “pek”, “pak” ekleri Türkçede kavram yaratmak amacıyla kullanılan eklerdir. Söz gelimi kaymak fiilini ele alacak olursak, burada “kay” köküne “pak” eki eklenerek “kaypak” kavramı türetilmiştir ki, anlam olarak ikiyüzlülüğü, tutarsızlığı, dönekliği, güvenilmezliği anlatmaktadır. ”Zağ” köküne ise, “bek” ya da “bak” eki eklendiğinde ise “zağbek” veya “zağbak” kavramları ortaya çıkar ki, bu da sürekli kaçan, belli bir yerde kalıcı olarak durmayan, yeri geldiğinde saldırı durumunda olan, bir yere, özellikle sığınılacak ve savunulacak yerlere kaçarak kendini savunan gibi çeşitli anlamları içerir ki, bu anlamlarda zeybekliğin yapısı ve konumuyla bütünüyle örtüşmektedir.

Bu kavramın yüzyıllar boyunca halk ağzında, yöresel söyleyişlere ve dilin akıcılığına uydurularak “zeğbek”, “zeybek” şekline dönüşmüş olabileceğini de rahatlıkla düşünebiliriz. Söz gelimi Ege Bölgesi telafuzuyla Orta Anadalu, Kuzeybatı Anadolu telafuzuyla Güneybatı Anadolu telafuzunun aynı olduğunu söyleyebilir miyiz ? Dolayısıyla bu kavramların da bölgeler arası konuşma dilinde böyle küçük değişikliğe uğraması bize göre doğal bir durumdur. Bu tür değişimleri, başka sözcük ve kavramların kullanımında da görebiliriz.

Zeybeklerin de bir yerde duramayan, belli ve kalıcı bir mekanı bulunmayan, barınmak ve korunmak amacıyla sürekli kaçış, yani hareket halinde olan, ulaşılması zor ve sarp yerlere, özellikle dağlara giden topluluklar olduğu düşünülürse, bu kavramın pekala bu sözcükten açıkladığımız biçimde türetildiği neden söylenmesin ?

Ayrıca kaynaklarda zeybek kavramının “ele avuca sığmaz kişi” anlamına geldiği de belirtilmektedir ki, bu da yukarıda ki düşüncelerimizi doğrular niteliktedir.

Biliyoruz ki, zeybeklik geleneği içinde dağa giden, dağlara çıkan kişiye “zeybek oldu” denilmektedir. Zağmak sözcüğünün anlamlarıyla bir arada düşünüldüğünde, bu anlam ve aktarım, savlarımızı bütünüyle desteklemektedir.

Ayrıca zağbek ve zeybek kavramlarında olduğu gibi seymen kavramının da Ankara’nın çeşitli yörelerinde sağmen, samen, seymen, seyman şekilllerinde kullanıldığı görülmektedir. Yine buna benzer bir biçimde “bey” kavramı da halk dilinde beğ, bağ, ba, beg biçimlerinde kullanılabilmektedir. Çoğu zaman halk “beyim” kavramının “beğim” biçiminde telafuz eder ki, dildeki bu tür değişimler yukarıdaki düşüncelerimizi önemli ölçüde onaylamaktadır. Halk dilinde “y” harfinin “ğ” ve “g” harflerine, “g” ve “ğ” harflerinin “y” harfine dönüştüğü çok sık görülen bir durumdur. Aynı durum “zağbek” kavramı için de geçerlidir.

Yine bu şekilde dildeki yöresel değişim sonucu zeybek bölgesi olan Ankara dolaylarında zeybek kavramının çeşitli şekillerde değişikliğe uğradığını, “zibek”, “ziybek” gibi söyleniş biçimlerine rastlanıldığını ve bu şekilde halk arasında kullanıldığını belirtmekte yarar görüyoruz.
__________________

Anla artık!
Sözler var ama satırlar yetersiz
Düşünceler var ama sayfalar yetersiz.
Duygular var ama mısralar yetersiz.
Anla artık biliyorum bir sen var, bir de
ben..

Konu daiSy tarafından (08-10-2009 Saat 03:51 PM ) değiştirilmiştir.
daiSy isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 08-10-2009, 03:54 PM   #3
daiSy
Cix`qiSs
 
daiSy - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Apr 2009
Bulunduğu yer: PaPatya ßahCeSi
Yaş: 30
Mesajlar: 923
Tecrübe Puanı: 16
daiSy will become famous soon enough daiSy will become famous soon enough daiSy will become famous soon enough daiSy will become famous soon enough daiSy will become famous soon enough daiSy will become famous soon enough
Standart Cvp: Zeybek

FotoğrafLarLa Zeybek...










__________________

Anla artık!
Sözler var ama satırlar yetersiz
Düşünceler var ama sayfalar yetersiz.
Duygular var ama mısralar yetersiz.
Anla artık biliyorum bir sen var, bir de
ben..
daiSy isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 08-10-2009, 04:08 PM   #4
daiSy
Cix`qiSs
 
daiSy - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Apr 2009
Bulunduğu yer: PaPatya ßahCeSi
Yaş: 30
Mesajlar: 923
Tecrübe Puanı: 16
daiSy will become famous soon enough daiSy will become famous soon enough daiSy will become famous soon enough daiSy will become famous soon enough daiSy will become famous soon enough daiSy will become famous soon enough
Standart Cvp: Zeybek

ANKARA ZEYBEĞİ
Tüm zeybek oyunlarında olduğu gibi her figürü ile yiğitlik ve mertliği anlatan Ankara zeybeği ağır bir zeybek olup bağlama ile oynanır. Kendisine özgü ağır ve tatlı bir melodisi vardır. Üçlü saç ayağı biçiminde oynanılanı daha gösterişlidir.Duruş,kasılış ve poz bu zeybek oyunun görkemini ortaya koyar. Ayaklar açık sağ ayak kırık ve biraz önde başlanan oyunda sağ el silahlıkta durur, ve başparmak bıçak kabzasının yanına sokulur.Oyunun giriş türküsü Hakkı Güner Efe'den derlenmiştir.

SEYMEN ZEYBEĞİ
Davul ve zurna ile oynanması nedeniyle yörede oynanan diğer zeybeklerden farklı olan seymen zeybeği iki yada üç kişi ile düğünlerde düzenlenen Seymen alayının önündeki efelerce oynanır. Kılıç ya da teke palası kuşanan efeler oyun boyunca bunları havada savururken naralarda atarlar. Seymen alayından en az üç davul zurna bulunur. En başta bulunan davul zurnanın önünde yaşlı zeybekler onların arkasında daha genç zeybekler yer alır.

YAĞCIOĞLU ZEYBEĞİ
Bu zeybek Yağcıoğlu Fehmi Efe'nin babası Yağcıoğlu Ahmet Ağa'ya adanmıştır. Zeybeğin ritim ve ayak oyunları tam bir mertlik ifade eder. Diz vuruşları ve dönüşleri tam bir uyum içinde olur. Bu oyunun özelliği sazın ayakta ve göğüs üzerinde tutularak çalınmasıdır.

MENDİL ZEYBEĞİ
Bu zeybek oyunu ağır ve akıcı figürleriyle Ankara zeybeğine benzemektedir.İki kişi tarafından ve bağlamayla oynanan bu zeybeğin en güzel görünüşü çöküşte her iki dizin yere vurulduktan sonra doğrulmasındadır.

KARAŞAR ZEYBEĞİ
Zeybek, adını Ankara'nın Beypazarı ilçesine bağlı Karaşar bucağından almıştır. Tütün kaçakçılığının yapıldığı yıllarda bu kaçakçılık işini yörede tanınmış ağalar yaparlardı. Karaşar'da kaçakçılık ile ilgilenen ve halk tarafından sevilip sayılan beş kardeşin bir baskın sonucunda öldürülmesi Karaşar'ı yasa boğmuş, 1885 yılında silahlı çatışmada öldürülen bu beş kardeşe söylenen türküden hareketli, canlı, kıvrak bir zeybek oyunu doğmuştur. Gerek melodisindeki akıcılık gerek oyundaki ayak figürleri ile gösterişli bir oyundur.
__________________

Anla artık!
Sözler var ama satırlar yetersiz
Düşünceler var ama sayfalar yetersiz.
Duygular var ama mısralar yetersiz.
Anla artık biliyorum bir sen var, bir de
ben..
daiSy isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 08-10-2009, 06:03 PM   #5
daiSy
Cix`qiSs
 
daiSy - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Apr 2009
Bulunduğu yer: PaPatya ßahCeSi
Yaş: 30
Mesajlar: 923
Tecrübe Puanı: 16
daiSy will become famous soon enough daiSy will become famous soon enough daiSy will become famous soon enough daiSy will become famous soon enough daiSy will become famous soon enough daiSy will become famous soon enough
Standart Cvp: Zeybek

Zeybeklere Özgü Söz ve Deyimler

Zeybeklerin kendi aralarında kullandıkları, kendilerine özgü deyimler, kavram ve sözcükler vardır.Her dönemde başeğmezlik felsefesiyle yaşayan ve yiğitliği, korkusuzluğu, cömertliği elden bırakmayan zeybekler, dünyaya bakışlarını yansıtan birçok deyim ve söz türetmişlerdir.Bu deyim ve sözlerden tespit edebildiğimiz bazı örnekler şunlardır:

*Aba: Zeybeklerin kışın giydiği uzun, geniş ve bol palto.
*Ağalık vermekle, yiğitlik vurmakla olur: Buradaki “vurma”, karşı koyma anlamındadır.Ağalık ise ancak cömertlikle, yoksulları korumakla olur.
*Alıcı kuşun ömrü az olur.
*Al ile avlanmak: Tuzağa düşürülmek, yüze gülüp arkadan vurulmak.
*Azıtma: Topuğundan vurularak zeybeklikten atılan kişi.
*Bu dünyada atın ürkeği, insanın korkağı yaşar: Efe ve zeybeklerin korkusuzluğunu, ölümüne de olsa girdikleri yoldan dönmeyeceklerini, korkakların yaşasa bile saygın olmayacaklarını anlatan bir söz.
*Bulunana paha yetmez: Zeybekler yanında bulunabilen nesnelerin oldukça değerli olduğunu anlatan bir söz.Zeybekler oldukça cömerttir.Üçün beşin hesabını yapmazlar.Yanlarında paranın oulun değeri yoktur.Elleri boldur.Silah, mermi, yiyecek, giyecek ve benzeri gereksinimler için pazarlık yaptıkları görülmemiştir.Ne istenirse ikiletmeden fazlasıyla verirler.Peşinden, “Bulunana paha yetmez” derler.Bu tür “efece” davranışlar kendilerine göre efeliğin şanını yüceltir.
*Çalıkakıcı: Zeybekler arasında, çapulcu , hırsız, namus düşmanı, yolkesen, it, soyguncu takımına verilen isim.
*Çakal: Çalıkakıcılara verilen başka bir isim.
*Çalımlı: Püskürtme ya da yarmaya yönelik, bunaltıcı seri atışlar.
*Dara düşen ya dağa yaslanır, ya beğe yaslanır: Zor duruma düşenlerin güçlü ve mücadele sürdürülebilecek bir yere sığınacağını anlatan söz.
*Dikleme: Havaya yapılan atışlar.
*Dul karı beslemesinden zeybek olmaz: Görgüsü, yol göstericisi olmayanın, yol yordam bilmeyenin kolaylıkla zeybek olmayacağını anlatan bir deyim.
*Efe, efe gibi olmazsa kızanlar arkasından gitmez: Efeler, efelik niteliklerine sahip olmaz ve bunun gereğini yerine getirmezlerse arkasında kimse bulunmaz, anlamında bir deyim.
*Geçirivermek: İhanet edenlerin, ele verenlerin, arkadan vurmaya çalışanların kurşuna dizilerek ortadan kaldırılması eylemi.
*İt derisinden post olmaz, Osmanlıdan dost olmaz.
*Kabalak: Kenarları edel yapılan kır çiçeği şeklinde işlemelerle bezenmiş, tepesi yuvarlak, rengi kırmızı, fes-börk karışımı zeybek başlığına verilen isim.
*Kapaklı: 19. yüzyılda kullanılan bir cins tüfek.Ayrıca Aydın yöresinde ön parçaları üst üste gelen camadanın bir çeşidine de kapaklı denir.
*Kara dinli: İşe yaramaz, güvenilmez, kalleş.
*Karkılık: Zeybekler arasında boyun ve belden vücuda çapraz bağlanan fişekliğe verilen ad.
*Kartal kanadı: Kolları açıldığında kartalın kanadına benzeyen, cepken biçiminde işlemelerle yapılan, açık olan kolları gerektiğinde kopçalarla iliklenerek kol haline getirilebilen bir tür cepken.
*Kayalık: Dizkapağının altına kadar gelen, körüklü, kalın deriden yapılan çizmeye verilen ad.
*Kepenek: Zeybekler tarafından soğuk ve yağmurlu günlerde giyilen ve su geçirmeyen yağmurluğun adı.Kepenek genellikle dövme keçeden yapılır.
*Kepenek altında er yatar.
*Kötünün gölgesi, dalı olmaz: Kötü insandan, hatır gönül bilmeyenden kimseye hayır gelmez, anlamında kullanılan bir sçz.
*Kurt bunalırsa köye iner, kul bunalırsa dağa gider: Kurt özellikle kış aylarında aç kaldığında yiyecek bulmak için gerçekten köylere kadar iner.Köy içinde hayvanlara, insanlara bile saldırabilir.Gözü açlık dolayısıyla o kadar kararmıştır.Kul ise sıkıştığı için kendini savunmak amacıyla kaçınılmaz olarak dağa çıkar.Çünkü darda kalındığında dağlar sığınılacak, arka verilecek yerlerdir.Yiğidi ancak oralar kolaylıkla ele vermez, ancak oralar barındırır.
*Kuyruk savurma: Takip esnasında başka bir yön gösterip belli bir noktada ansızın yön değiştirerek takipçilerin tamamıyla ters yöne gitmesini sağlamak.Diğer bir deyimle şaşırtmak, böylelikle rahatça takipten kurtulmak.
*Kütüklük: Kalın gön deriden yapılan ve bele büyük tokalı kemerle bağlanan silahlığa zeybekelr arasında verilen isim.
*Ondakiye: 18. ve 19. yüzyıllarda zeybeklerin Ege Bölgesinde yol üstünde kurdukları kahvehanelerde korunma ve barınma gibi hizmetler karşılığı tüccarlardan aldıkları bir çeşit vergi.
*Osmanlı yiğit basandır.
*Osmanlıya güven olmaz.
*Osmanlı düzde tavşanı araba ile avlar.
*Osmanlı ocak söndürür, yiğit harcar.
*Saldırma: Kulaklı bıçak da denilen bir tür büyük zeybek hançeri.
*Sarıkız: Zeybekler arasında tütüne verilen isim.
*Silkme: Takipçileri şaşırtarak kaçıp kurtulma.
*Yığdırma: Karşı tarafı oyalamya yönelik genellikle yere doğru yapılan atışlar.
*Yiğit duldasında yiğit saklanır: Yiğit, zor duruma düştüğünde ancak bir yiğide güvenebilir, ancak onun yanında korunabilir, anlamında kullanılan bir deyim.
*Yiğt yaşadığı günün hesabını yapmaz.
*Zeybeğin mezarı olmaz.
*Zeybek yatak ölümü göremez.

A. Haydar Avcı / Zeybeklik ve Zeybekler
__________________

Anla artık!
Sözler var ama satırlar yetersiz
Düşünceler var ama sayfalar yetersiz.
Duygular var ama mısralar yetersiz.
Anla artık biliyorum bir sen var, bir de
ben..
daiSy isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 08-10-2009, 06:11 PM   #6
daiSy
Cix`qiSs
 
daiSy - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Apr 2009
Bulunduğu yer: PaPatya ßahCeSi
Yaş: 30
Mesajlar: 923
Tecrübe Puanı: 16
daiSy will become famous soon enough daiSy will become famous soon enough daiSy will become famous soon enough daiSy will become famous soon enough daiSy will become famous soon enough daiSy will become famous soon enough
Standart Cvp: Zeybek

Zeybeklerin Dağa Çıkış Nedenleri

1. Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki, Anadolu’da halk açısından dağlar, özgürlüğü, yiğitliği, karşı koyuşu, başkaldırıyı simgeler.Bu anlamda her zaman zorda kalan, darda kalan, tutunacak dal bulamayan tüm insalar için dağlar, doğal bir çekim merkezi olmuştur.
2. Osmanlı döneminde ağır vergiler, derebeyleri, aşar ve mültezim belası halkı canından bezdirirdi.Dayanacak gücü kalmayanlar kaçınılmaz olarak başkaldırırdı.
3. Anaları, babalıar, yakınlar yöneticilerin haksızlık ve baskısına uğrayanlar, baş buracak kapı, tutunacak dal bulamadıklarından, yöneticilerin hükmünün sökmediği dağlara çıkarlardı.Bazıları ise,, ata geleneğini ve vasiyetini sürdürmek amacıyla zeybeklik yapardı.Zaten o koşullar içinde yetişmiş ve şekillenmiş insanların fazla bir seçeneği de olmazdı.
4. Dağlara çıkışın önemli nedenlerinde biri de Osman döneminde neredeyse yaşam boyu süren, sonu gelmez “askerlik angaryası”dır.Çoğunlukla daha yeni yetişme çağında ve ilk gençlik döneminde askere alınanan gençler, yılları boyu sınır boylarında savaşın, kan ve ateşin içine atılırlar, bunun nedenini ise bilmezlerdir.Aradan yıllar geçtikten sonra eğer sağ kalmışlarsa, köylerine saçları ağarmış, belleri bükülmüş, bitmiş, tükenmiş bir durumda dönerlerdi.Döndüklerinde ise, çoğunlukla baba ocağı dağılmış, yavuklular başkalarınca kapılmış olurdu.Bu arada sınır boylarında çile dolduran, siperlerde çarığını kemiren bu insanların, ağaların, beylerin “çiftliklerde keyf çatıp avrat oynatmalarını, bolluk, rahatlık içinde gününü gün ettiklerini” duymaları başlarını döndürür, çıldırmalarına yeterli sebep olurdu.Bunları öğrendikleri, olayın bilincine vardıkları an, artık padişah fermanının geçmediği, kendilerine “yiğitler barınağı, düşkünler sığınağı” dağlara yürürlerdi.
5. Haksızlığa uğrayanlar bunları giderecek ve adalet sağlayacak başvuru merkezi bulamazlardı.Bu nedenle zeybekliğe başlayarak kendi sorunlarını “kendilerince” çözmeye yönelirlerdi.

6. Göçebe ve yarı göçebe durumunda olan Türkmen aşiretleri, hayvansal üretime elverişli, çayırlık, otlak, sulak arazilerin azalması ve verimin düşmesi sonucu borş batağına saplanmışlardı.Tefecilerin, vurguncuların ellerine düşmeleri sonucu koyunu keçiyi, tarlayı tapanı, kilimi keçeyi faiz karşılığı bu soygunculara kaptırmışlar ve umarsız kalmışlardı.Bu durum kaçınılmaz olarak başkaldırı ve çatışma ortamı yaratıyordu.
7. İskan siyasetinin yürürlükte olduğu dönemlerde göçebeler düzenli ve üretime uygun bir şekilde yerleştirilmemişler ve sıkıntıya düşmüşlerdi.Sorunlarını çözecek, dertlerini anlatacak makam ise bulamıyorlardı.
8. Merkezi yönetim dışında, ayrıca yerel yöneticilerin basiretsiz yönetimleri, haksız uygulamaları halkı onlardan koparmış, çelişki ve çatışmaları derinleştirerek, çeşitli boyutlarda direnişçi toplulukların oluşmasına yol açmıştı.
9. Zeybeklerin yaşam biçimi ve eylemlerinden dolayı saygın bir yer edinmesi, toplumda aynı zamanda “idol” oluşumuna yol açıyordu.Ezilen ve kişiğili örselenenlerden onların yaşamına ve konumuna özenerek dağlara yönelenler oluyordu.

10. Toplumsal bozukluklar, emeğin değerini bulamaması, geçim kaynaklarının kıtlığı, yokluklar nedeniyle sevdiğine kavuşamamak insanları bunalıma sürüklemiş, pek çekici olan efe ve zeybeklik serüvenlerinin de etkisiyle dağlara yönelmişlerdi.


Sıraladığımız gibi bu ve benzeri bozukluklar sonucu dağlara çıkan zeybekler, temel olarak haksızlıkların giderilmesi talebinde bulunurlar.Bu durumu yaratanlara karşı mücadele verirler.Kendi anlayış ve geleneklerine göre adalet dağıtır, yanlışları ortadan kaldırırlar.

Hükümeti temsil eden yöneticilerin ve derebeylerin zulmüne, üretimlerinin talan edilmesine ve vergi adaletsizliğine karşı 1624-25 yılında Aydın - Birgi’de ayaklanan ve çevresine halkın önemli bir kesimini toplayan ve haksızlıkları düzelteceğini söyleyen Birgili Cennetoğlu, yine Ege Bölgesinde 1658 yılında ayaklanan Sivri Bölükbaşı, Batı Anadolu’yu büyük oranda etkileyen 1829 - 1830 Aydın ihtilalinin öncüsü Atçalı Kel Mehmet Efe bu durumun çarpıcı örnekleridir.

Ege Bölgesinde isyan eden bölükbaşıların, Osmanlı belgelerinde açıkça belirtilmese bile, eldeki verilerden anlaşıldığı kadarıyla büyük bir olasılıkla zeybek olduklarını belirttmiştik.Yukarıda özel olarak sıraladığımız nedenleri, 15. yüzyıl sonlarından itibaren Osmanlı dönemi boyunca Batı Anadolu’da ortaya çıkan yaklaşık bütün direnişçi toplulukların ayaklanma nedenleri arasında sayabiliriz.

Çoğunlukla toplumsal geçiş dönemlerinde, yani eski üretim ilişkilerinin çözülmeye, yeni üretim ilişkilerinin egemen olmaya başladığı, değer yargılarının hızla değiştiği toplumsal bunalımın derinleştiği dönemlerde zeybekliğin de yoğunlaştığını, başkaldırı ve çatışmalarda sıçrama olduğunu görüyoruz.

Bu dönemlerde köylüler, göçebeler, yarı göçebeler gibi ağır biçimde ezilen ve şiddete maruz kalan toplumsal kesimler, kendi içlerinden çıktığı, ezilen, horlanan, emeği yağmalanan ve geçim olanakları daralan kesimlerin yandaşı olduğu, topluma sıkıntıdan başka bir şey vermeyen bozuk düzene karşı koyduğu, kendi özlemleriyle örtüşen eylem ve davranışlara giriştiği için zeybeklerin eylemlerine dolaylı ya da dolayısız destek verir.




__________________

Anla artık!
Sözler var ama satırlar yetersiz
Düşünceler var ama sayfalar yetersiz.
Duygular var ama mısralar yetersiz.
Anla artık biliyorum bir sen var, bir de
ben..
daiSy isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 08-31-2009, 11:26 PM   #7
EyşaN
ÖyLesine Doğduk BöyLesine Yaşıyoruz...
 
EyşaN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Aug 2009
Bulunduğu yer: Küccüq PaRis
Mesajlar: 727
Tecrübe Puanı: 11
EyşaN is on a distinguished road
Standart Cevap: Zeybek

Hey gİdİnİn efesİ efelerİn efesİİİİİİ ...
__________________
EyşaN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 08-31-2009, 11:27 PM   #8
EyşaN
ÖyLesine Doğduk BöyLesine Yaşıyoruz...
 
EyşaN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Aug 2009
Bulunduğu yer: Küccüq PaRis
Mesajlar: 727
Tecrübe Puanı: 11
EyşaN is on a distinguished road
Standart Cevap: Zeybek

Egeliyiz ,Efeyiz ..
__________________
EyşaN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
zeybek

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı

Hizli Erisim

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Zeybek Oyunları Eğitim Seti, VCD Seti Syst3m Programlar 0 03-29-2009 03:14 PM
Sarı Zeybek (Can Dündar) eLanuR Edebiyat & Felsefe 1 12-13-2008 12:37 AM
Sarı Zeybek Belgeseli ceyLin Belgesel Tanıtım 0 11-19-2008 05:40 PM


Tüm Zamanlar GMT +4 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 07:05 PM.


Powered by vBulletin® Version 3.8.12 By TheCarbon
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
İstanbuLaktueL
Betvole Betcup Hilbet Holiganbet Grandbetting Grandbetting Restbet Restbet betebet betebet Elexbet
betson